Aydınlanma Söyleşileri - 3 gerçekleşti

Atatürkçü Düşünce Derneği tarafından düzenlenen Aydınlanma Söyleşileri devam ediyor. Bu hafta yapılan Aydınlanma Söyleşimizde, Eskişehir Baro Başkanı Av. Rıza ÖZTEKİN'nin sunduğu "İnsan Hakları, Anayasa ve Hukuk Devleti" söyleşisi gerçekleştirildi. Üyelerimizin ve gençlerin yoğun olarak katıldığı söyleşi oldukça başarılı geçmiştir.

Türk Kadınına Seçme ve Seçilme Hakkının verilmesi

Yüzyıllardır ezilen, toplumsal yaşamdan yalıtılmış kadınlarımızın, Mustafa Kemal ATATÜRK’ ün önderliğinde gerçekleştirilen Cumhuriyet Devrimleri ile bugün toplumsal yaşamdaki yerlerini almalarının 82. yıl dönümü ile ilgili olarak yaptığımız basın açıklaması:

 

TÜRK KADININA SEÇME ve SEÇİLME HAKKININ VERİLMESİ

 Bugün 5 Aralık 2016, Kadınlarımıza seçme ve seçilme hakkının verilişinin 82. yıl dönümü, yüzyıllardır ezilen, toplumsal yaşamdan yalıtılmış kadınlarımız, Mustafa Kemal ATATÜRK’ ün önderliğinde gerçekleştirilen Cumhuriyet Devrimleri ile bugün toplumsal yaşamdaki yerlerini almışlardır.

 1926 yılında Büyük Millet Meclisi tarafından kabul edilerek yürürlüğe giren “Medeni Kanun” ile Türk Kadını “Şeriat” zincirinden kurtulmuş ve 3 Nisan 1930’ da belediye seçimlerine katılma hakkını elde etmiştir.  5 Aralık 1934 yılında yürürlüğe giren kanunla da “Millet Vekili Seçme ve Seçilme” hakkını elde ederek ülke yönetimine katılmışlardır.            

 Teokratik bir devlet yapısından ve kadın haklarının kısıtlı olduğu bir toplum düzeninden, kadın-erkek eşitliğinin kabul edildiği modern Türkiye Cumhuriyeti' ne geçiş, bir dizi devrimle mümkün olmuştur. Bu devrimler içinde, kadınların erkekler ile eşit toplumsal varlıklar olarak sosyal yaşam içinde yerlerini almaları bir uygarlık aşamasıdır ve Cumhuriyet Devrimlerinin en önemlisidir.

  1935 yılında yapılan seçimlerde ilk kez seçilme hakkını kullanan Türk Kadını, TBMM' ne on sekiz kadın milletvekili ile girmiştir. Bu on sekiz kadının, meclisin çalışmalarına ne ölçüde katkıda bulundukları ve kararlarda ne denli etkili oldukları meclis tutanakları ile sabittir.

 “Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Evrensel Bildirisi" ve "İnsan Hakları Sözleşmesi" insanlık tarihinin ufkunda bile yok iken,  Atatürk tarafından Türk Kadınına seçme ve seçilme hakkının verilmesi çok anlamlıdır ve Cumhuriyetin dünya uluslarına bir armağanıdır.

 Ancak bu gün, öncelikle kadınlarımız toplumsal yaşamın dışına itilerek Cumhuriyet Devrimlerinin tüm kazanımları yok edilmeye çalışılmaktadır. Ülkemiz yine geçmişte olduğu gibi, bugün de dinsel sömürü ve dinin siyasallaştırılması çabaları ile karşı karşıyadır. Şu iyi bilinmelidir ki, kadınlarımız yüzyıllardır özlemini çektiği haklarına sahip çıkma da; en inançlı ve güçlü desteği Atatürk’ ten almışlardır ve Cumhuriyet Devrimlerinden hiçbir biçimde ödün vermeyeceklerdir. 5 Aralık 2016      

Fatma ADER

Atatürkçü Düşünce Derneği

Eskişehir Şube Başkanlığı Yönetim Kurulu Üyesi

Basın bilgi notu: Bu basın açıklamasının pdf, png ve docx uzantılı dosyasını aşağıdaki bağlantıdan indirebilirsiniz.  http://www.add-eskisehir.org/index.php/indir/basin-aciklamalari

 

Devlet Çocuklarımızı Koruyamadı!

Adana'nın Aladağ İlçesinde bulunan öğrenci yurdunda çıkan yangın ve yitirilen canlar ile ilgili olarak, aşağıda abece sırasına göre dizilmiş Sivil Toplum Kuruluşları olarak ortaklaşa yaptığımız basın açıklaması.

 

 DEVLET, ÇOCUKLARIMIZI KORUYAMADI!

 Adana’nın Aladağ ilçesindeki özel bir öğrenci yurdunda çıkan yangında 10 öğrencimiz, 1 eğitimci ve 1 çocuğun yaşamını yitirmesinden dolayı büyük bir üzüntü içindeyiz. Kaybettiğimiz öğrencilerimiz ve eğitimcimizin ailelerine başsağlığı, yaralılara acil şifalar diliyoruz.

 Anayasamızın 42. Maddesine göre, “Eğitim ve öğretim Atatürk İlkeleri doğrultusunda çağdaş bilim ve eğitim esaslarına göre devletin denetimi ve gözetimi altında yapılır. Bu esaslara aykırı eğitim ve öğretim yerleri açılamaz”.

 Çok açık biçimde görülüyor ki, çocuklarımızı korumak, devletin anayasal görevidir ve devlet bu görevini başka hiç bir kuruma devredemez. Durum böyleyken, 8 yıl önce Konya’da ve geçtiğimiz gün Aladağ’da meydana gelen can kayıplarının yaşandığı iki yurdun da, aynı tarikata yakın “Okul ve Kurs Talebelerine Yardım Derneğine” ait olması, siyasi iradenin yanlış tavrının değişmediğini, yaşananlardan ders alınmadığını bir kez daha ortaya koymaktadır.

 Tarikatların yurtlarını yaygınlaştırıp gerekli denetimi yapmayan, yoksul aileleri çözümsüz bırakarak, bu yurtlara çocuklarını göndermeye zorlayan anlayışı asla kabul etmiyoruz.

 Bu üzücü olay dolayısıyla yetkililere sormak istiyoruz:

 Devlet, neden kendi pansiyonlarını boş tutup, Dernek, Vakıf adı altındaki yurtların çoğalmasına izin veriyor?

 Bazı Vakıf ve Derneklere ait yurtlar, neden gerektiği şekilde denetlenmiyor? Devlet, çocukların fiziki koşulları yetersiz olan yurtlarda yanıp kavrulmasına neden göz yumuyor?

 Bizler sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri olarak, ahşaptan yapılmış haliyle yangına davetiye çıkaran, yangın merdiveni girişi kilitli tutulan bir binada çocuklarımızın ölmesine neden olan sorumluları kamuoyu önünde hesap vermeye çağırıyoruz.

 Böylesine üzücü olayların tekrarlanmaması için, devlet temel görevini yerine getirerek çocuklarımıza çağdaş koşullarda eğitim ve barınma olanağı sağlamalıdır. Çocuklarımızı, denetimsiz bir şekilde faaliyetlerini sürdürmelerine göz yumulan tarikatların insafına terk etmemelidir.

 

1.12.2016

ATATÜRKÇÜ DÜŞÜNCE DERNEĞİ

BİRLEŞİK KAMU-İŞ KONFEDERASYONU

CUMHURİYET KADINLARI DERNEĞİ

ÇAĞDAŞ GAZETECİLER DERNEĞİ

ÇAĞDAŞ YAŞAMI DESTEKLEME DERNEĞİ

 EĞİTİM-İŞ SENDİKASI

TALAT PAŞA KOMİTESİ

TÜRK-İŞ KONFEDERASYONU

TÜRKİYE EMEKLİ ASTSUBAYLAR DERNEĞİ

ULAŞIM-İŞ SENDİKASI 

Başöğretmen Atatürk ve Öğretmenler Günü

Büyük Atatürk'ün; Millet Mektepleri Başöğretmenliğini kabul etmesinin 88. ve bu anlamlı günün Öğretmenler Günü olarak kutlanmaya başlanmasının 36. yıldönümleri ile ilgili olarak, Atatürkçü Düşünce Derneği Eskişehir Şube Başkanlığı olarak yaptığımız basın açıklaması.

BAŞÖĞRETMEN ATATÜRK ve ÖĞRETMENLER GÜNÜ

Büyük Önder Atatürk’ün 24 Kasım 1928’de Millet Mektepleri Başöğretmenliği’ni kabul etmesinin 88. ve bu anlamlı günün Öğretmenler Günü olarak kutlanmaya başlamasının ise 36.yılında Başöğretmenimiz Atatürk’ü saygıyla anıyor, tüm öğretmenlerin Öğretmenler Gününü kutluyoruz.

Ülkemizin kurtuluş ve kuruluş sürecinde Mustafa Kemal Atatürk, öğretmenlik mesleğini çok önemsemiş ve onurlandırmıştır. Öyle ki, düşmanın Ankara’ya çok yaklaştığı 16 Temmuz 1922 tarihinde toplanan Maarif Kongresine şöyle seslenmiştir: “Beklediğimiz kurtuluşun saygı değer öncüleri olan yüce Türk öğretmenlerinin bugünkü durumu göz önünde bulunduracağından ve her türlü güçlüğü göğüs gererek bu yolda yılmaksızın yürüyeceğinden şüphem yoktur. Göreviniz çok önemli ve hayatidir.”

Kurtuluş Savaşı sonrası cumhuriyeti kuran önder kadro eğitim sorununu öncelikli olarak görmüştür. Atatürk: “En mühim, en esaslı nokta eğitim meselesidir. Eğitimdir ki bir milleti ya hür, bağımsız, şanlı yüksek bir cemiyet halinde yaşatır ya da bir milleti esaret ve sefalete terk eder.” demiştir. Bu anlamda da öğretmenlik mesleğinin önemini şöyle ifade ediyor: “Bir millet, irfan ordusuna sahip olmadıkça, muharebe meydanlarında ne kadar zaferler elde ederse etsin, o zaferin kalıcı sonuçlar vermesi ancak irfan ordusuyla sağlanabilir. İrfan ordusunun kıymeti de siz öğretmenlerin kıymetiyle ölçülecektir.”

25 Ağustos 1924 tarihinde düzenlenen Öğretmenler Birliği Kongresi’ne katılan Atatürk, orada da şöyle sesleniyor: “Öğretmenler! Cumhuriyet fikren, ilmen, fenlen, bedenen kuvvetli ve yüksek karakterli muhafızlar ister. Sizin başarınız, cumhuriyetin başarısı olacaktır. Hiçbir zaman hatırlarınızdan çıkmasın ki cumhuriyet sizden fikri hür, vicdanı hür, irfanı hür nesiller ister.” diyor ve öğretmenlere şu görevi veriyor, “Cumhuriyeti biz kurduk. Onu yaşatacak olan sizlersiniz. Milletleri kurtaracak olanlar yalnız ve ancak öğretmenlerdir.”

Cumhuriyeti kuran Büyük Önder Atatürk ve arkadaşları eğitime ve öğretmene bu denli önem verirken, bugün geldiğimiz noktada ise eğitim dinselleştirilmiş ve özelleştirilmiştir. Çağdaş, bilimsel, eğitim yok edilmiştir. Öğretmenlik mesleği ise büyük değer kaybetmiştir. Öğretmenler içinde bulundukları kötü koşulları hiç hak etmemektedirler.

24 Kasım Öğretmenler Gününü kutlarken, öğretmenlerin bu karanlığı ortadan kaldırarak çağdaş, bilimsel ve demokratik eğitimin ilke alındığı aydınlık günlere ulaşacağımızdan eminiz.

Başöğretmenimizin, cumhuriyet öğretmenlerine güveni tamdır. Cumhuriyetin öğretmenleri de bu güvene layık olacaktır. 

Saygılarımızla…

                                                                                                             Cihan TAŞAR

                                                                                                Atatürkçü Düşünce Derneği

                                                                                                         Başkan Yardımcısı

Aydınlanma Söyleşileri - 2 gerçekleşti

Atatürkçü Düşünce Derneği tarafından düzenlenen Aydınlanma Söyleşileri devam ediyor. Bu hafta yapılan Aydınlanma Söyleşimizde, Prof. Dr. Metin KALE'nin sunduğu "Atatürk'ün Üstün Kişiliği" sunumu gerçekleştirildi. Üyelerimizin ve gençlerin yoğun olarak katıldığı söyleşi oldukça başarılı geçmiştir.

 

24 Temmuz 2015 tarihli ve “LOZAN, TÜRKİYE’NİN KURULUŞ BELGESİ ve TAPUSUDUR” konulu basın açıklamamız

“LOZAN, TÜRKİYE’NİN KURULUŞ BELGESİ ve TAPUSUDUR”

Lozan Barış Antlaşması’nın 92. yılını büyük bir coşku ve heyecan içinde kutluyoruz. Türkiye’nin bölge ve dünya barışındaki yeri ve rolü göz önüne alınırsa bu anlaşmanın değeri daha iyi anlaşılır.

Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşunda çok önemli bir aşama olan Lozan Antlaşması 24 Temmuz 1923 yılında imzalanmıştır. Lozan Antlaşması teslimiyet niteliğindeki Mondros ve Sevr Antlaşmaları’na karşı elde edilen ve yüzyıllarca süren bir hesaplaşmanın sonucunda ulaşılan bir başarı belgesidir. 19 Mayıs 1919’da Samsun’da başlayan, şanlı Anadolu İhtilali’nin son ve en parlak aşamasıdır. Büyük Atatürk’ün belirttiği gibi “Türk Ulusu aleyhine yüzyıldır hazırlanan, Sevr ile tamamlandığı sanılan bir büyük suikastın yok edilişidir”.

Lozan Antlaşması, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin uluslararası hukukta onay gören kuruluş belgesidir. Batılı devletler Kurtuluş Savaşı’nın başarısını Lozan’da kabul etmek zorunda kalmışlardır. Bu anlaşma, Türkiye’nin saygın devletler arasında yerini almasını sağlamış ve bağımsızlığımızın güvencesi olmuştur. Türkiye Cumhuriyeti’nin tapusu olan Lozan Antlaşması’nın sağladığı kazanımlar, bugün ciddi tehditler ile karşı karşıyadır. Dün olduğu gibi bugün de Lozan’ı içlerine sindiremeyen uluslararası güçler ve çıkar çevreleri, Sevr’i hortlatıp ülkemizi bölmek istemektedirler. Yüzyıllardır bir arada yaşayan farklı kimliklerdeki yurttaşlar birbirine düşürülmek istenmekte, Sevr’i hortlatmak isteyenler ile özerklik planı yapanlar aynı çizgide buluşmaktadır.

Günümüzde ne yazık ki; Lozan kahramanı İsmet İnönü hakkında bugünkü iktidar tarafından gerçeğe aykırı iddialar ortaya atılmaktadır. Hatta daha da ileri gidilerek İnönü adı, öğrenim programlarından bile çıkarılmıştır. Böylece, Türk halkının gözünden düşürülmeye çalışılmaktadır. Bu asılsız iftiraları asla kabul etmiyoruz. İnönü Zaferlerinin komutanı, Atatürk’ün silah arkadaşı İsmet İNÖNÜ, Türk halkının gönlünde daima yaşayacaktır.

Bizler, ülkemiz üzerinde oynanan oyunları her koşulda bozacağız. Türkiye Cumhuriyeti’ni Atatürk çizgisinde geleceğe taşıyacağız. Lozan Antlaşması’nın 92. yılını gururla kutlarken büyük ATATÜRK ve İsmet İNÖNÜ’yü saygıyla anıyoruz.

Dr. Azmi KERMAN

Atatürkçü Düşünce Derneği

Eskişehir Şube Başkanı

Derneğimizin Kitap Kampanyasına Desteği

Erzurum ili Hınıs ilçesi Belitaş köyü Belitaş İlköğretim Okulu'na gönderdiğimiz kitap ve kırtasiye malzemeleri okul yönetimi ve çocuklara ulaşmıştır.

Eskişehir Tepebaşı Belediye Başkanlığı'nın öncülüğünde yürütülen ve derneğimizin de destek verdiği Kitap ve Kırtasiye Malzemesi Kampanyası kapsamında gönderdiğimiz kitaplar okulumuza ve çocuklarımızın eline geçmiştir. Ülkemizin aydınlanmasında emeği geçen herkese teşekkürlerimizi sunarız.

 

Okul Ziyaretleri

23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı nedeniyle yapılan etkinlikler kapsamında, Atatürkçü Düşünce Derneği Eskişehir Şubesi Gençlik Kolları 22 Nisan 2015 Çarşamba günü kentimizde bulunan bazı ilköğretim okullarında öğrencileri ziyaret ederek bayramlarını kutlamış ve onlara Anıtkabir Komutanlığı tarafından hazırlanıp bastırılan "Atatürk ve Çocuk" adlı kitabı armağan etmişlerdir.

 

Ulusal Egemenlik Buluşması'na Çağrı

23 Nisan 2015 Perşembe günü saat 13.00'da Adalar Migros önünde "ULUSAL EGEMENLİK BULUŞMASI" na Türk Bayrakları ile katılımınızı bekleriz.

Eskişehir ADD Şubesi

Vilayet Meydanı Uğur Mumcu'yu Anma Töreni

Sivil Toplum Kuruluşları olarak, Vilayet Meydanı Atatürk Anıtına çelenk sunumu yapılarak şehidimiz Uğur MUMCU'yu andık ve basın açıklamamızı yaptık.

Bir gün mezarlarımızda güller açacak ey halkım, unutma bizi…
Bir gün sesimiz, hepinizin kulaklarında yankılanacak ey halkım, unutma bizi.
Özgürlüğe adanmış bir top çiçek gibiyiz şimdi, hep birlikteyiz ey halkım, unutma bizi,
Unutma bizi,
Unutma bizi…

ADD Eskişehir Gençlik Kolları Anıtkabiri Ziyaret Etti

24 Kasım 2014

 

ADD üyesi gençler, Anıtkabir’de saygı duruşunda bulunarak, İstiklal Marşı okudu. Atatürk’ün sembolik lahtine Eskişehir’den toplayarak götürdükleri çiçekleri sunarken, Öğretmen Marşını hep bir ağızdan söylediler.
Ziyaret ile ilgili konuşan ADD Eskişehir Şubesi Gençlik Kolları Başkanı Adem Mazlum, “Buraya Büyük Önderimizi, Başöğretmenimizi ziyaret etmek, O’nun Öğretmenler gününü kutlamak için geldik. Eline geçen her 2 kuruştan 1 kuruşunu kitaplara veren ve bu kitaplardaki bilgiler ışığında bizlerin aydınlanma yolunda ilerlememizi sağlayan Atamıza saygımızı, bağlılığımızı göstermeye geldik.

 

Gençlik Kolları Kahvaltısı

24 Kasım 2014

 

Bu sene çok daha aktif bir Gençlik Kollarımız olmalı dedik ve çalışmalarımıza başladık. Yaptığımız kahvaltı, Katıldığımız Cumhuriyet yürüyüşü, Atatürk Kimdir adlı belgesel gösterimi ve toplantımızdan birkaç kare gördüğünüz gibidir. Bu grubu bundan sonra çok daha aktif kullanıp etkinliklerimiz buradan duyuracağız. Aktif olarak görev almak isteyen yada etkinliklerimize katılmak isteyenler burayı takip edebilirler.

 

Öğretmenler Günü Basın Açıklaması

23 Kasım 2014

 

23 Kasım 2014 Pazar günü, dernek binamızda, saat 13:00'da "Başöğretmen Atatürk ve Öğretmenler Günü" etkinliği ile ilgili yapacağımız basın açıklamamız ektedir.

ADD Eskişehir Şube Başkanlığı

BAŞÖĞRETMEN ATATÜRK ve ÖĞRETMENLER GÜNÜ

Büyük Önder Atatürk’ün 24 Kasım 1928’de Millet Mektepleri Başöğretmenliği’ni kabul etmesinin 86. ve bu anlamlı günün Öğretmenler Günü olarak kutlanmaya başlamasının ise 34.yılında Başöğretmenimiz Atatürk’ü saygıyla anıyor, tüm öğretmenlerin Öğretmenler Gününü kutluyoruz.
Ülkemizin kurtuluş ve kuruluş sürecinde Mustafa Kemal Atatürk, öğretmenlik mesleğini çok önemsemiş ve onurlandırmıştır. Öyle ki, düşmanın Ankara’ya çok yaklaştığı 16 Temmuz 1922 tarihinde toplanan Maarif Kongresine şöyle seslenmiştir: “Beklediğimiz kurtuluşun saygı değer öncüleri olan yüce Türk öğretmenlerinin bugünkü durumu göz önünde bulunduracağından ve her türlü güçlüğü göğüs gererek bu yolda yılmaksızın yürüyeceğinden şüphem yoktur. Göreviniz çok önemli ve hayatidir.”

Kurtuluş Savaşı sonrası cumhuriyeti kuran önder kadro eğitim sorununu öncelikli olarak görmüştür. Atatürk: “En mühim, en esaslı nokta eğitim meselesidir. Eğitimdir ki bir milleti ya hür, bağımsız, şanlı yüksek bir cemiyet halinde yaşatır ya da bir milleti esaret ve sefalete terk eder.” demiştir. Bu anlamda da öğretmenlik mesleğinin önemini şöyle ifade ediyor: “Bir millet, irfan ordusuna sahip olmadıkça, muharebe meydanlarında ne kadar zaferler elde ederse etsin, o zaferin kalıcı sonuçlar vermesi ancak irfan ordusuyla sağlanabilir. İrfan ordusunun kıymeti de siz öğretmenlerin kıymetiyle ölçülecektir.”

25 Ağustos 1924 tarihinde düzenlenen Öğretmenler Birliği Kongresi’ne katılan Atatürk, orada da şöyle sesleniyor: “Öğretmenler! Cumhuriyet fikren, ilmen, fenlen, bedenen kuvvetli ve yüksek karakterli muhafızlar ister. Sizin başarınız, cumhuriyetin başarısı olacaktır. Hiçbir zaman hatırlarınızdan çıkmasın ki cumhuriyet sizden fikri hür, vicdanı hür, irfanı hür nesiller ister.” diyor ve öğretmenlere şu görevi veriyor, “Cumhuriyeti biz kurduk. Onu yaşatacak olan sizlersiniz. Milletleri kurtaracak olanlar yalnız ve ancak öğretmenlerdir.”
Cumhuriyeti kuran Büyük Önder Atatürk ve arkadaşları eğitime ve öğretmene bu denli önem verirken, bugün geldiğimiz noktada ise eğitim dinselleştirilmiş ve özelleştirilmiştir. Çağdaş, bilimsel, eğitim yok edilmiştir. Öğretmenlik mesleği ise büyük değer kaybetmiştir. Öğretmenler içinde bulundukları kötü koşulları hiç hak etmemektedirler.
Cumhuriyetin emanet edildiği öğretmenler 652 sayılı KHK ile Milli Eğitim Bakanlığı’nın teşkilat yasası değiştirilerek Atatürk ilke ve devrimlerine bağlı gençlik yetiştiremeyeceklerdir. Cumhuriyet ve devrimler tehdit altındadır.
Bu karanlık tabloda 24 Kasım Öğretmenler Gününü kutlarken, öğretmenlerin bu karanlığı ortadan kaldırarak çağdaş, bilimsel ve demokratik eğitimin ilke alındığı aydınlık günlere ulaşacağımızdan eminiz.
Başöğretmenimizin, cumhuriyet öğretmenlerine güveni tamdır. Cumhuriyetin öğretmenleri de bu güvene layık olacaktır.
24 Kasım 2014 Pazartesi günü saat 10.00’da demokratik kitle örgütleri ve sendikalarla birlikte, Vilayet Meydanı’nda Atatürk Anıtı önünde ortak basın açıklaması yapacağız. Başöğretmenimizin anıtında yapacağımız bu basın açıklamasına tüm Eskişehir halkını davet ediyorum. Saygılarımla…

Cihan TAŞAR
Atatürkçü Düşünce Derneği
Eskişehir Şubesi 2. Başkanı

Ata'ya Saygı Nöbeti Basın Açıklaması

09 Kasım 2014

 

09 Kasım 2014 Pazar günü, dernek binamızda, saat 13:00'da "10 KASIM GÜNÜ ATA'YA SAYGI NÖBETİ TUTUYORUZ" etkinliği ile ilgili yapılacak olan basın açıklamamız ektedir.
ADD Eskişehir Şube Başkanlığı

ADD, ESKİŞEHİR HALKINI ATA’YA SAYGI NÖBETİNE ÇAĞIRIYOR!

Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk’ü aramızdan ayrılışının 76. yıldönümünde sevgi, saygı ve özlemle anıyoruz. Atamız bedensel olarak aramızdan ayrılmış olsa da; düşünceleri, devrimleri ve ilkeleriyle her zaman yaşamıştır ve yaşamaya devam edecektir.
Birinci Dünya Savaşı sonrası ülkemizi işgal eden emperyalist ülkelere karşı Atatürk önderliğinde Ulusal Kurtuluş Savaşı yapılmış ve sömürücü güçlere diz çöktürülmüştür. Daha sonra savaştan çıkmış ve her şeyini yatırmış bir Ulus, Ata’sının önderliğinde bağımsız, çağdaş, laik Türkiye Cumhuriyeti’ni kurmuştur. Yanmış ve yıkılmış bir ülke, devrimler sayesinde yeni bir ülke yaratmayı başarmıştır. Saltanat ve Hilafet yıkılarak; Aydınlanma Devrimi ile çağdaş, laik, halk egemenliğine dayalı parlamenter sistem oluşturulmuştur.

Bugün geldiğimiz noktada Cumhuriyet ve Laik Rejim karşıtları Atatürk İlke ve Devrimlerini, Cumhuriyetin kazanımlarını yok etmek için saldırmaktadırlar. Atatürk’ü karalamaya ve yıpratmaya çalışmaktadırlar. Türkiye Cumhuriyetinin Ulus Devlet ve Üniter Devlet anlayışı yok edilmeye çalışılmakta, Ulusal Bütünlük ve Bağımsızlığımız tehdit altındadır. 

Tüm bunlara karşın; Atatürk İlke ve Devrimlerine, Cumhuriyetin Kazanımlarına yürekten bağlı Türkiye Cumhuriyeti yurttaşları, Ata’sının emanetine sahip çıkmakta, devrim karşıtı güçler ne kadar güçlü olursa olsun, kararlılıkla Atatürk’ün emanetini savunmaktadır.
Türkiye’yi ortaçağ karanlığına sürüklemek isteyenler, başarılı olamayacaktır! Türk Halkı Ata’sının açtığı yolda yürümeyi sürdürecektir! Atatürk İlke ve Devrimlerine sahip çıkacaktır!
10 Kasım Pazartesi günü Atamızın aramızdan ayrılışının 76. yılında, Vilayet Meydanında yapılacak olan resmi törene ve sonrasında Atatürk Anıtlarına ve Bayrağımıza yapılan saldırıları protesto etmek için, gün boyu “ATA’YA SAYGI” nöbeti tutacağız. Tüm halkımızı Ata’sına ve Bayrağına sahip çıkmak için ellerinde bayraklarla ve Atatürk resimleri ile Vilayet Meydanındaki Atatürk Anıtına bekliyoruz. Cumhuriyet kenti Eskişehir halkının Ata’sına sahip çıkacağını biliyoruz.

Cihan TAŞAR
ADD Eskişehir Şubesi
İkinci Başkanı

Not: Basın açıklamasını buraya tıklayarak indirebilirsiniz.

2014 Cumhuriyet Yürüyüşü Basın Açıklaması

25 Ekim 2014

25 Ekim 2014 Cumartesi günü, Adalar Migros önünde, saat 13:00'da Cumhuriyet Yürüyüşü etkinliği ile ilgili geniş katılımlı basın açıklaması ektedir.

ADD Eskişehir Şube Başkanlığı

“Laik, Demokratik Cumhuriyetimiz İçin Yürüyoruz!”

Cumhuriyetimizin kuruluşunun 91. Yılında “Atamızın izinde Cumhuriyet Yürüyüşünü” gerçekleştireceğiz. Büyük Atatürk’ün en büyük eseri olarak tanımladığı “Cumhuriyet” in bizlere en büyük emaneti olduğunu biliyoruz.

Bizler de büyük bir kararlılıkla laik demokratik Cumhuriyetimizi, toprak bütünlüğümüzü, ulusal devletimizi ve üniter yapımızı koruyacağız.

Bu amaçla düzenlediğimiz geleneksel Cumhuriyet Yürüyüşünü bu yıl da çağdaş Eskişehir halkının katılımıyla, sivil toplum kuruluşları, siyasi partiler, kadın ve gençlik örgütlerinin desteğiyle gerçekleştireceğiz. Cumhuriyet Yürüyüşü 29 Ekim Çarşamba günü saat 15.00’de Adalar Atatürk Caddesi girişinde başlayacaktır.

Ülkemizin tehlikeli ve sorunlarla dolu bir dönemden geçtiğini biliyoruz.
Cumhuriyetimiz zor ve sancılı bir dönem yaşamaktadır. Bugün ülkenin başında Cumhuriyetle hesaplaşan bir iktidar vardır. Aydınlıkçı ve Halkçı tüm değerler yok edilmektedir. Ağırlaşan iç ve dış tehditler sonucu milli birlik ve toprak bütünlüğümüz tartışılır hale gelmiştir. Açılım politikaları ile dokunulmazlık zırhına bürünen teröristler utanmadan Atatürk Büstlerine saldırmakta ve yakıp yıkmaktadır.

Hukukun üstünlüğü, yargının bağımsızlığı askıya alınmış, erklerin ayrılığı yok edilmiş ve yargıya adaletsizliğin gölgesi düşmüştür. Kişisel hak ve özgürlükler yok edilirken, hukuk devletinin yerini, yasa devleti almıştır.

Yapay gerekçelerle ilköğretim okullarına Arapça dersi konulmuş, bazı okullarda Türkçe yasaklanırken, türban anaokullarına kadar inmiştir. Yeni yasalarla laik eğitim yok edilmiştir.

Yolsuzluk ve yoksullukla savaşacağız diyenler, yolsuzluğun batağına düşmüşlerdir. Ülkenin tüm kaynakları talan edilirken, rüşvet iddialara ayyuka çıkmıştır. Bugün Türkiye saymakla bitmeyecek sorunlarla boğuşmaktadır.

Tüm bu olumsuz gelişmelere karşın, tam bağımsız, çağdaş ve demokratik Türkiye mücadelemizi sürdüreceğiz. Kuruluşunun 91. Yılında büyük bir inançla haykırıyoruz; Cumhuriyetimize ve tüm değerlerine sonsuza dek sahip çıkacağız!

29 Ekim Çarşamba günü saat 15.00’te tüm halkımızı Türk Bayrakları ile “Cumhuriyet Yürüyüşü” ne katılmaya çağırıyoruz.

KATILIMCI ÖRGÜTLER

Not: Basın açıklamasını buraya tıklayarak indirebilirsiniz.

Çağdaş Eğitime, Laik Cumhuriyete Son Darbe Basın Açıklaması

25 Eylül 2014

Atatürkçü Düşünce Derneği Eskişehir Şube Başkanlığı Basın Açıklaması:

"ÇAĞDAŞ EĞİTİME, LAİK CUMHURİYETE SON DARBE"

Siyasi iktidar tarafından Millî Eğitim Bakanlığına Bağlı Okul Öğrencilerinin Kılık ve Kıyafetlerine Dair Yönetmelik'te değişiklik yapılarak türbanın ilkokula kadar inmesinin önü açılmıştır. Bu uygulama 4+4+4 yasasından sonra eğitime yeni bir darbe indirilmiştir.

Okullarda türbanın serbest bırakılması ile toplumda bir kez daha ayrışmanın kapıları açılmıştır. Artık çocuklar sınıflarda türban takan ve takmayan olarak bölünecektir. Türban veya başörtüsü takan kızımız inançlı görünürken, inançlı olduğu halde, takmayan ise baskı altında kalacaktır. Türban takan öğretmenin öğrencilere davranışı ise tamamen yanlı olacaktır. Bu uygulama, çocukların zihinsel dünyasını tahrip edecektir. Gelişme çağındaki bir çocuğun bunu kaldırması mümkün değildir. 11. Cumhurbaşkanı Abdullah GÜL’ün eşi bile bu tür dayatmaların “cehalet sonucu olduğunu” ifade etmiştir. Reşit olmayan çocuklara kıyafet dayatması toplumsal cinsiyet eşitliğine aykırı bir davranıştır. Masum, oyun yaşındaki çocukların üzerinden siyaset yapılmaktadır.

Bütün bu uygulamalar göstermektedir ki; Büyük Atatürk’ün kurduğu laik eğitim sistemi yok edilmiştir. Öğrenim birliğinden hızla uzaklaşılmıştır. Eğitimin kalitesi hızla düşerken, Türkiye dünya sıralamasında en arka sıralara geriletilmiştir. Güneydoğu’da okullar kapanırken, eğitim tam bir çıkmaza sokulmuştur.

Çağdaş Cumhuriyetimizle hesaplaşan, eğitimi ortaçağ zihniyetine taşıyan bu anlayışla, demokratik mücadelemizi sürdüreceğiz.

Dr. Azmi KERMAN
Atatürkçü Düşünce Derneği
Eskişehir Şube Başkanı

Not: Basın açıklamasını buraya tıklayarak indirebilirsiniz.

Nerdeyiz?

İletişim

refresh

Aylık Bültenimize Sürdürümcü Ol

Sosyal Paylaşım Sayfalarımız